Remzi: "Tanıdık Yüzler" sergisi 4 Mayıs'a kadar devam ediyor
Kendini ifade etmek için çizime yönelen otizmli Remzi'nin ilham veren serüveni.
Bu hikayenin başrolünde, otizm spektrumunda olan ancak kendini sanatla ifade eden, çevresindekilere ilham kaynağı olan ve başarılarıyla tanınan nam-I değer Remo, yani kardeşim Remzi var.
Remzi iki yaşındayken ben dokuz yaşındaydım. Bir şeylerin ters gittiğini o zaman öğrenmiştik. Remzi yakından gelen seslere tepki vermiyordu. Kulağında bir sorun olabileceğini düşünerek ailem Remzi`yi doktora götüdü fakat gelen haber farklıydı. Doktor ziyareti sonunda, Remzi'nin gelişiminin birçok insandan farklılaştığını anladık ve henüz daha gelişmemiş otizm alanında bir destek mekanizması oluşturmaya başladık. Konuşma terapisi, özel eğitim gibi olanakların henüz çok az olduğu 2000'li yılların başında, Remzi özel eğitim almaya başladı. Beş bilinmeyenli denklemi çözmeye çalışırken konuşma terapisi, ergoterapi gibi daha çok bilinen eğitimlerin yanı sıra yunus terapisi, hipoterapi, müzik terapisi (auditöry integration training) gibi yöntemleri de denedik. Tüm bunlar Remzi'nin daha sosyal bir çocuk olmasını ve dünya ile daha güçlü bir bağ kurmasını sağladı.
Remzi'nin konuşma yetisinin az olması kendisini ifade etmek için alternatif yolların bulunmasına yol açtı. Bunlardan biri çizimdi. Yedi yaşındayken Remzi isteklerini çizerek anlatıyordu. Örneğin hamburger istediğinde hamburger, oyuncak istediğinde oyuncak çiziyordu. Sekiz yaşında annesiyle gittiği bir misafirlikte çok sıkılan Remzi bu sefer kalemi aldı ve isteklerini değil düşündüklerini çizmeye başladı. Bu durum giderek arttı. Remzi artık sadece yemeyi çok sevdiği hamburgeri değil, televiyonda gördüğü politikacıları, dizi karakterlerini, en sevdiği çizgi film kahramanlarını, bakkal amcayı, annesini, babasını, köpeğini çiziyordu. Giderek gelişen çizim yeteneğini desteklemek için ailem Remzi'yi seramik sanatına yönlendirdi. Seramik remzinin çizim yeteneğine destek olurken Remzi için yeni bir kendini ifade etme aracına döndü. Remzi`nin çizimleri birer projeye dönüştü. Artık Remzi önce çiziyor, sonra çizimlerinden birer seramik eser yaratıyordu.
Remzi'nin eğitim serüveni ailemin çabaları sayesinde onu bugüne ulaştırdı. Remzi ilkokul ve ortaokulu devlet okulunda okudu. Bu yıllarda okulun Remzi'yi kabullenmesi zor oldu. Remzi kaynaştırma öğrencisiydi ve yasal olarak kaynaştırma öğrencisi olmaya hakkı vardı. Ailem bu konudaki hak savunuculuğuna Remzi'nin ilkokuldan üniversiteye kadarki tüm eğitim sürecinde devam etti. Güzel sanatlar lisesine, özel gereksinimli bireyleri kapsayacak ortaöğretim yönetmeliğine ilgili maddenin eklenmesi ile kaynaştırma öğrencisi olarak kaydolan Remzi, yine yetenek sınavı ile öğrenci alan fakültelerde özel gereksinimli bireyler kontenjanı oluşturma çalışmalarının netice vermesiyle Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik bölümünü birincilikle kazandı. Önceleri tüm özel gereksinimi olmayan öğrencilerle birlikte değerlendirilen sınav kağıtları, artık özel gereksinimi olan öğrenciler kontenjanı kapsamında değerlendiriliyor. Bu açılım ile Remzi gibi birçok özel gereksinimi olan birey eğitime daha eşit koşullarda erişebiliyorlar. Var olan yasaların ve yönetmeliklerin uygulanması sayesinde üniversite öğrencisi olan Remzi şimdi dördüncü sınıfta. Tüm bu yaşanılanların anlatıldığı bir de kitap var. Annemiz ve bu hak savunuculuğu hikayesinin önderi Prof. Dr. Meltem Yılmaz'ın konuyla ilgili "Otizm ve Eğitim Sanat ve Mekan" adında bir de kitabı var. Tüm bu hak savunuculuğunun yanı sıra Remzi'nin sosyal yaşamı da bizim tarafımızdan desteklenmeliydi. Çünkü Remzi'nin pek de arkadaşı yoktu. Çizim yeteneği ise aşikardı. Evin deposu Remzi'nin çizim ve seramik deposu haline gelmişti.
Remzi'ye bu konuda destek olmak ve Remzi'nin sanatı yoluyla diğer otizmli bireylerin güçlenmesine yardımcı olmak ve otizm farkındalığını artırmak için Remo markasını kurdum. Remo iki kardeşin markası haline geldi. Remzi'nin çizimleri birer tasarım ürününe dönüştü. Remo, Remzi'nin Ankara, İstanbul ve Norveç'in başkenti Oslo'da açtığı sergileri fonladı. Remzi gibi otizmli bireylerin toplumda çoğunlukla dışlandığını görüyoruz. Yeteneğini tasarım yoluyla herkesle paylaştığımızda Remzi çok mutlu oldu. Önceleri pek de arkadaşı olmayan Remzi'nin 2016'da açılan ilk sergine bir otobüs dolusu arkadaşı geldi. Remo otizm farkındalığını destekleyen, iki kardeşin birlikte yürüttüğü bir proje. Remo birçok aileye ilham oldu; Remzi`nin sanatını herkesle paylaşmasına yol açtı; benimse kariyerimi çizdi. Remo sayesinde master tezimi sosyal dönüşüm hedefleyen markalar üzerinde yazdım. Bu çalışma beni sürdürülebilir kalkınma ve temel haklar alanına yönlendirdi. Şimdi Birleşmiş Milletler'de çalışıyorum. Remo ile başlayan hak savunuculuğunu uluslararası çapta sürdürmeye devam ediyorum.
Bu hikaye, sadece Remzi'nin değil, aynı zamanda otizmli bireylerin ve ailelerinin mücadelesini ve başarılarını gözler önüne seriyor. Remzi'nin sanatı, otizm farkındalığını artırmak için bir çağrı niteliği taşıyor. maumau Sanat tarafından, Sultan Burcu Demir, Caner Yedikardeş kuratörlüğünde oluşturulan Remzi'nin dördüncü sergisi "Tanıdık Yüzler", kapılarını 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü'nde İstanbul Barın Han`da açtı. 4 Mayıs'a kadar sürecek olan "Tanıdık Yüzler", Remzi'nin günlük hayatını masalsı bir anlatım biçimi izleyerek, çizimleri ve seramik eserleri ile ziyaretçilerle buluşturacak.
Yazı: Tayfun Yılmaz